27 Şubat 2019 Çarşamba

Umre Yolculuğum ve Kapanma Hikayem 2

Herkese Merhaba  ♡

Elhamdülillah Umre'ye gittim ve Elhamdülillah kapandım diye Umre Yolculuğum ve Kapanma Hikayem 1 yazımın ilk kısmında uzun uzun bahsetmiştim. Bugün de sizlere Umre de iken Medine şehrinde gittiğim gördüğüm yerlerden ve anılarımdan bahsedeceğim.
Yeşil Kubbe
İlk 4 gün Medine de idik. Medine iklimi Mekke'ye nazaran daha yumuşak bir şehir. Peygamber Efendimizin kabri şeriflerinin olduğu çok güzel bir belde. Hurma ağaçları ve yeşillik alanlar bir nebze daha çok. Medine den ayrılmak çok zor oldu, ağlaya ağlaya gözlerimden yaş gelmiyordu artık. Şuan da çok özledim. Hani gittin gördün neden özlüyorsun derler ya öyle olmuyor işte, orada bir ömür kal deseler kalırdım o kadar çok sevmiştim. Bir de şu oluyor kutsal topraklara gidince; bir hastalığınız yorgunluğunuz mu var, ya da Türkiye'de yurdunuzda kafanıza taktığınız çok önemli meseleler mi var oralarda hepsini unutuyorsunuz aklınıza gelmiyor bile :))

Şimdi Medine 'de ziyaret ettiğimiz yerleri kısa kısa anlatayım.

1-Mescid-i Nebevi: Peygamberimizin (s.a.v) hicretten sonra ashabı ile birlikte inşa ettiği evi ve namaz kıldırdığı yer. Burada Peygamber Efendimizin (s.a.v) kabri şerifi bulunuyor. Peygamberimizin yanı başında Hz. Ebubekir ve O'nun yanı başında da Hz. Ömer'in kabri şerifleri de bulunuyor. Günün her saati açık. İsterseniz sabaha kadar namaz kılın, bahçesinde oturun kimse karışmaz. Buranın bahçesinde büyük gölgelikler var altlarında su fıskıyeleri var serinlememiz için, zem zem sularının aktığı çeşmeler var. Bu büyük gölgelikleri sanırım Endonezyalı bir bayan mimar tasarlamış. Şemsiye şeklinde açılıp kapanıyordu. Çok büyük ve tarifi imkansız bir yer. En az 10 kere çıkış kapısını kaybedip kaybolmuşumdur ama her defasında da yolumu bir şekilde bulmuşumdur. Çünkü oteller çok yakın Mescid-i Nebevi'ye. Peygamberimiz "Mescidimde kılınan bir namaz, başka yerde kılınan bin namazdan hayırlıdır" hadisi şerifi buranın önemini göstermektedir.
Mescid-i Nebevi
Mescid-i Nebevi
Mescid-i Nebevi cuma günleri o kadar çok kalabalık oluyor ki bir sürü insan ezan okunurken hemen yer kapıp namazlarını kılıyor. Bir diğer fark ettiğim nokta ise orada insanlar kimseden bir şey istemiyor ama oraları temizleyen çoğu Bangladeşli olan temizlik işçileri var sadaka verdiğiniz zaman kabul ediyorlar. Orada bir insanı sevindirmek bile kim bilir ne kadar sevaptır diye düşünmek gerek.
Medine
Mescid-i Nebevi'nin bahçesinde namaz kılarken bu küçük kız yanıma gelip oturmuştu. 
2-Ravza-ı Mutaharra (Cennet Bahçesi): İlk yazımda sizlere uzun uzun bir anımı anlattığım yer. Yeşil halıların serili olduğu Peygamber Efendimizin mübarek kabri şeriflerinin olduğu yer. Peygamberimiz burada cuma hutbesini verirlermiş. Lütfen bu alana nasıl girdiğimi ve cennet bahçesinde hınca hınç olan kalabalığında nasıl namaz kılabildiğimi anlattığımı buradan okuyun. Misler gibi gül  kokularının geldiği yer, huzuru vücudunuzun her bir hücresinde hissettiğiniz yer burası bence.
Ravza-ı Mutaharra
3-Kuba Mescidi: İslamın ilk mescididir. Müslümanların Mekke'den Medine'ye hicreti esnasında konakladıkları bu alanda Peygamberimiz ve yanındaki ashabı 14 gün kalmışlardır ve planını Peygamberimizin yaptığı bu mescidi inşa etmişlerdir.
Kuba Mescidi

4-Mescid-i Kıbleteyn:
Çift kıbleli mescit olarak bilinen mesciddir. Ben de burada namaz kılma şerefine erdim çok şükür. Mescid-i Nebevi'ye 5 km uzaklıktadır. Şöyle ki İslamiyetin ilk yıllarında namaz Mescid-i Aksa'ya yönelerek kılınıyordu, Peygamberimiz Hz. Muhammet Mustafa (s.a.v) ise kıblenin hep Kabe olmasını Rabbimizden istiyor imiş, bir öğle veya ikindi namazı esnasında peygamberimiz gene Mescid-i Aksaya doğru cemaatle birlikte namaz kılarlarken Allah-u Teala 'dan gelen vahiyle kıblenin Kabe olması emri gelmiştir. Namaz esnasında gelen vahiyde "… Seni elbette, hoşlanacağın kıbleye döndüreceğiz. O halde hemen Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye) doğru dön. (Ey mü’minler) siz de nerede olursanız olun, (namazda) oraya doğru dönün."(Bakara, 144) nazil olmuştur. Bunun üzerine Hz. Peygamber, namazı bozmadan hemen Kâbe istikametine dönmüştür, cemaat de saflarıyla birlikte dönmüşlerdir. Böylece Kudüs’e doğru başlanan namazın son iki rekatı Kâbe’ye yönelinerek tamamlanmıştır. 
Çift Kıbleli Mescid

5-Uhud Dağı:1.077 metre yükseklikte Sudi Arabistan'ın en yüksek dağlarından biridir. Mekkeli müşriklerle müslümanların savaştığı dağdır. Peygamberimizin tüm uyarısına rağmen okçuların yer değiştirmesi nedeniyle müslümanların kaybettiği ve çok sayıda şehidin olduğu bir savaşa sahne olmuş dağdır. Uhud Dağı'nın hemen yanında bulunan Uhud şehtiliğinde 70 kadar şehit yatmaktadır. Ben de ziyaret ettim. Bazı Umreye gelenler ve hacılar buradan taş toprak alırlarmış kutsal saydıkları için ama bu tarz davranışların hatalı olduğu bize ikaz edilmişti.  Bir de oraları gidip görme imkanınız olursa mutlaka yanınızda güneş gözlüğünüz ve maskeniz olsun, malum çöl olduğu için aniden çıkan bir rüzgarla toz toprak oldukça olumsuz etkiler yapabiliyor. 
Uhud Dağı

6-Baki Mezarlığı: Mescid-i Nebevi'nin hemen yakınında bulunan bu mezarlıkta Hz.Osman, Şeyh Şamil gibi önemli isimler yatmaktadır. Bu nedenle müslümanlar için buraları ziyaret etmek oldukça önemlidir, yalnız bayanların bu kabristana girmesi yasaktır. 
Baki Mezarlığı
7-Hicaz Demiryolu Müzesi: Osmanlı hükümdarı II. Abdülhamit Han'ın müslümanların kutsal toprakları ziyaret etmesi ve hac vazifelerini yapması için 1903 yılında yaptırdığı en büyük projesidir.  O zaman için 4 milyon lira maliyet çıkmıştır bu da Osmanlı'nın devlet bütçesinin %20'si demekmiş.  İlk seferini de İstanbul'dan 1908 yılında yapmıştır. II. Abdülhamit büyük bir incelik örneği göstermiş ve mukaddes topraklarda gürültülü çalışılmamasını Hz. Muhammed'in yüce ruhaniyetini rahatsız etmemesini istemişti. Bunun için rayların altına keçe döşenerek çalışmalar devam ettirildi. Çalışmalar süresince bölgede sesiz lokomotifler kullanılmaya özen gösterildi.
2. Abdülhamit Han
Medine Demiryolu Müzesi

8-Hurma Bahçesi: Eğer kutsal topraklara sizler de giderseniz hurmanızı Medine'den daha uygun fiyata ve pek çok hurma çeşidini seçerek alabilirsiniz. Özellikle Peygamberimizin kendi eliyle diktiği Acve Hurmasının özelliğinden bahsedecek olursam; hurmanın rengi diğer hurma çeşitlerine nazaran daha siyah renkte ve bir rivayete göre üzerinde ya da çekirdeğinde Allah (C.C) 'ın 99 ismi yazılı imiş. Ayrıca okuduğum bir yazıda Bir gün huzuru saadete bir kimse gelir, elinde yanmış bir hurma dalını gösterip: Ya Muhammed (s.a.v.), bu hurma dalını dik, şayet hurma yeşerirse biz de senin Peygamberliğini tasdik ederiz, dediler. Rasulullah (s.a.v.) yanmış hurma dalını yere dikti. O hurma dalından mucize olarak hurma hasıl oldu, meyve verdi. İşte bu mucize hurma Acve hurmasıdır.
kozmetikpsikolojisi
Medine de henüz olgunlaşmamış hurmalar

Bir sonraki yazımda Mekke'de yaptığımız ziyaretleri ve kapanma hikayemi anlatacağım.


Tekrar görüşmek dileğiyle,
Hoşçakalın





6 yorum:

  1. Maşalah canım çok yakışmış kapalılık herkese ayrı yakışıyor ben bile beğeniyorum kapandığımda:) ama daha o erdeme gelemedim,çünkü biliyorum ki kapandığımda layıkiyle yapamayacağım. Umarım bir gün bizde gideriz oralara feyz olur.

    YanıtlaSil
  2. Huzurla okudum, Rabbim bizlere de nasip etsin İnşaallah mübarek toprakları görmeyi.
    Gidenlere de tekrarını ve İnşaallah Hac vazifesini ifa etmeyi nasip etsin en yakın zamanda :)

    YanıtlaSil
  3. Allah kabul etsin

    YanıtlaSil
  4. heey ne güzeeel hikaye bitince koyayım blogumaa :) fotiler de ne hoş.

    YanıtlaSil

Whatsapp Butonu Yalnızca Mobil Cihazlarda Çalışır

ARAMAK İSTEDİĞİNİZ KELİMEYİ YAZIN VE ENTER TUŞUNA BASIN